Maceraya Sen De Katıl!!
 
AnasayfaTakvimSSSAramaÜye ListesiKullanıcı GruplarıKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 Joseph Rogers~

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Joseph Rogers
Büyücü
Büyücü


Mesaj Sayısı : 3
Kayıt tarihi : 16/11/10

Kişi sayfası
Rol Gücü Rol Gücü:
97/100  (97/100)

MesajKonu: Joseph Rogers~   Salı Kas. 16, 2010 10:06 pm

Alkolün etkisiyle yavaşça sersemlemeye başlamıştım ama kendime engel olmalıydım. Bir önceki sarhoşluk haliyle yaptığım rezaletten sonra almıştım bu kararı. Reflekslerim yavaşlayınca içkiye ara vermeye karar verdim. Arkama yaslandım ve etrafı izlemeye başladım. Yan masalara bakıyordum, tanıdık bir çok yüz vardı ama geneli Slyterin öğrencisiydi. Nasıl olsa yaramaz çocuk olmaları lazımdı. Neden öyle bir düşünce hakimdi acaba Hogwarts'da? Bende yaramaz bir çocuktum hatta oldukça yaramaz!

İçime çok korkutucu bir his yerleşmişti. Bu histen sonra genelde Mercia ile karşılaşıyorduk. Umarım yanlış alarmdır umarım yanlış alarmdır... Loş hava Cia'ya yaptığım şakaları düşünmeme olanak sağlıyordu. Yasak orman, pastahane... Ne kadar eğlenceliydi öyle. Karşımda gördüğüm yüz ile donakaldım. Mercia buradaydı. Yok yok değildi. Alkolden mi yoksa gerçekten mi orada bilemiyordum. Sonra kapıya yöneldi ve dışarı çıktı. Sakinleştim ve düşüncelerime geri döndüm.

Eline. Unutabilir miydim onu? Ona kızamıyordum. Aslında o da haklıydı ama kendime engel olamıyordum, seviyordum onu. Kayalıkların orada ne kadar mutluyduk. Bana 'Seni seviyorum' demişti. Enri'de vardı yanımızda. Enri de. Ah haylaz kardeşim! Onunla pek yaramazlıklarımız yoktu ama oda bir ben kadar yaramazdı. Kapının zili çaldı. Meraklı gözlerle kapıya yönelttim gözlerimi.

Sarışın bir genç kız girmişti içeri. Dans edercesine yürüyordu resmen. İçeriyi sakin gözlerle süzdü. Benimle göz göze geldiğin onunda bir Slyterin'li olduğunu gördüm. Gözlerim benim gözlerim gibi masmaviydi. Çok çekici görünmüştü. Bütün masaları direk geçmesine rağmen benim masama çok dikkatli bakmıştı. Masaya değil bana çok dikkatli bakmıştı. Gözümün içine içine bakarak yaklaşmaya başladı bana. Gülümsedi ama bana mı yoksa arkamda olabilecek herhangi bir kişiye mi anlayamadım ve istem dışı arkama baktım. Evet o kız bana gülümsüyordu. Masama yaklaştı ve tam karşımda bulunan sandalyeyi çekip izinsiz olarak oturdu. "Umarım boştur. Neyse zaten kaptım" Tabi güzelim orası senindir.Acaba içimden mi söylemiştim bu cümleyi? Kimin umurunda. Zaten gelmiş oturmuştu kız-ismini bilmediğim için kız demeye mecburdum. Kalk oturan var demek ayıp olurdu. Oturan yokken bu kızı reddetmek büyük ayıp olurdu.

"Bu arada ben Robyn." Enri bu kız için Alice dememiş miydi? Karıştırmıştı galiba. Gözlerimi kızdan ayıramıyordum, çok çekici gelmişti-alkol yüzündendir. "Ben de Joseph. Yani Jose..." Dilim dolanır bir şekilde döküldü kelimeler ağzımdan. Ama her haliyle anlaşılırdı. Hayran hayran bakıyordu yüzüme. Çok mükemmel bir şey demedim ki? Sadece ismimi söyledim dimi? Bu konuşmalar-konuşmasak da- esnasında ellerimde ki uyuşukluk yavaş yavaş geçmeye başlamıştı. Buda alkolün etkisinin azaldığını gösteriyordu. Sonunda! "Neden bu kadar çok içtin Jose ?" Sana ne oluyor ya! Gerçeği söylememi beklemiyordu umarım, zaten çok beklerdi. Sırıttım konuşmak için ağzımı açtım ama bu uçuk kafayla kelimeleri birleştirmek çok zor oluyordu. Duraksadım. "Buranın içkileri çok güzel oluyor. Daha etkili bir sebep olabilir mi?" Bozuntuya veriyordum başka yapabileceğim birşey yoktu. On dakika önce tanıştığım bir kıza Ell'i anlatacak değildim ya!

Robyn karşımda olan sandalyeden kalktı ve yanıma oturdu. Şehvete gelmemek için yüzüme çevirdim ve diğer yüzlere odaklanmaya çalıştım. Ama kızın bakışlarını bu şekilde bile üzerimde hissedebiliyordum. Ensemde hissettiğim ellerle titredim. Kahretsin! En sinir olduğum hareketlerden birisi arkamda bulunulduğunu belirten hareketlerdi ve bu hareket oldukça sinir bozucuydu. Duymazdan geldim ve masalara bakmaya devam ettim ama diğer eli de çenemde dolandıktan sonra yanağıma yaklaştı ve yüzümü çevirdi. Engel olmalıydım. Bu kadar ucuz değildim. En azından bu kadar kalabalık bir yerde olmamalıydı. Yaklaşmaya başladı. Olamaz! En hızlı- sarhoşken en hızlı- hareketimle engel oldum ve yüzünü tuttum ama ısrarcıydı. Burada değil, sakin bir yere gitmeliyiz bence. Kahretsin alkol gibi engeli...! Neyse ki ucuz kurtulmuştum. Ayağa kalktı ve yavaş adımlarla ilerlemeye başladı.

Oldukça hevesliydi anlaşılan. Hızlı hızlı dışarı çıktı, o topuklularla ne kadar hızlı olunabilirse. Gitmektense arka kapıyı tercih ederdim ama gidiyordum işte. Engel olamıyordum kendime. Yavaş ve uyuşuk adımlarla ilerlemeye başladım. Robyn çoktan dışarı çıkmıştı. Dışarı çıktığımda ortalıkta dolaşan bir kaç kişiden başka kimse yoktu. Tahminen ve biraz da iç güdüyle yan tarafta ki sokağa saptım. Doğru yoldaydım! Orada durmuş beni bekliyordu. Bir ok misali kalbime saplanan suçluluk duygusuna yenik düşmemek için büyük çaba harcıyordum. Ne içindi bu suçluluk?

Yüzünde ki ifade çok,çok farklıydı. Beni inceliyordu, ama neden? Bende onu incelemeye başladım; mavi gözlerini çevreleyen sarı saçları vardı. Kullandığı kırmızı ruj oldukça belirgindi. Dalgalı saçları hafif rüzgarda gözlerini ve yüzünü kapatıyordu. Taktığı sarı kolye kıyafetiyle çok uyumluydu. Deri ceket ve çizmeleri aynı dokudan yapılmış havası veriyordu. Yüzünde ki ifade bakışımdan rahatsız olduğunu gösteriyordu, yada başka bir şeyden rahatsız olmuştu.

"Joseph?" Belliydi zaten rahatsız olduğu. kedin bir daha böyle süzmememi söyleyecekti. Tamam kızım, engel olabilirim kendime! "Efendim?" Pat diye söylemek yerine soruyla cevap vermeyi tercih etmiştim. "Sen... Enrique'nun kardeşi misin ? " Yanlış mı duydum yoksa gerçekten Enri mi dedi? Bu çocuk niye her yerden çıkıyordu bir anlam veremıyordum, ne kadar tanınmıştı böyle! "Konumuzla ne alakası var anlayamadım ama..." Cümlem aklıma gelen soruyla yarım kalmıştı. Gerçekten nereden anlamıştı Enri'nin kardeşim olduğumu? "Niye böyle bir soru sordun? Pek benzemeyiz aslında" Renkli gözlerimizden başka benzeyen yönlerimiz çok azdı ama bu kız fark etmişti. Evet, karanlıkta azımsanamayacak derece de benziyorduk. Cevabım onun için çok şey ifade ediyor gibi kafasını çevirdi ve yerde bulunan bir kaç taşla oynamaya başladı. Ağzını açtı ama söyleyeceklerini yuttu. Ne diyecekti acaba? İkinci seferde ağzını açtığında merakının suskunluğunu yendiğini anlamıştım.

Meğerse içinde ki kıpırtı konuşmak istemesinden değil bana yaklaşmak istemesindenmiş. Cilveli ama hızlı bir hareketle dudaklarıma yapıştı. Ne oluyordu ya!? Kazayla gerçekleşebilecek bir hareket değildi bu. Bir kaç saniye sonra benden uzaklaşıp özür dilemesini bekliyordum ama beklediğim gibi olmadı hala dudaklarımdaydı. Benim buraya gelme niyetim kafa dağıtmaktı ve bunu yapacaktım, bu kız işimi görürdü.

İçime girercesine vücudunu vücuduma yapıştırdı, dudağıma yerleştirdiği başarılı öpücükler onun bu konuda ne kadar tecrübeli olduğunu gözler önüne seriyordu. İçimden bir ses engel olmam gerektiğini söylüyordu çünkü ben bir Gryfindor'luydum ve iyilik meleği olmalıydım. Ama bunu inkar edercesine vücudum ona yaklaşıyordu, ona dokunmak onu keşfetmek istiyordu.

Ensemde dolanan eller beni kendime getirmişti. Artık tüm iştahımla karşılık veriyordum ve bundan oldukça hoşnuttu. Ellerimi sırtında birleştirdim ve sıkıca sardım. Saçlarımı çekmese keşke... Canım yanıyordu ama itiraz etmiyordum. Acaba o sarı saçlar nasıldı? Ellerime engel olamıyordum. Ellerimi o yumuşak ipeksi saçlarda dolaştırıyordum. Bu sarhoşluk alkolden kaynaklanmıyordu.

Kendimi ondan çektim ama Robyn Ell gibi yüzüme bakmıyordu, çenemi ve yanaklarımı öpmeye devam ediyordu. Biri bu kızı durdursun canım! Karanlık ile tanınmamız imkansız bir hal alıyordu ama gene de arkamızdan geçen ayak sesleri yüreğimin güm güm atmasına sebep oluyordu. Yoksa bu çarpıntının sebebi başka mıydı? Beni çekmeye başladı, sonra gene hızlı bir hareketle üstüme çıktı ve bacaklarıyla belimi kavradı. Bu kız bir uzman! Eline'ye olan zaafımdan dolayı hamlaştığımı fark ettim. Ben bu hallere düşecek çocuk muydum? Bir kız benimle birlikte olmak için can atacak ama ben karşılık ver miycem?

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Becky Salvatore
Admin & Vampir
Admin & Vampir
avatar

Mesaj Sayısı : 16
Kayıt tarihi : 08/11/10
Yaş : 21

Kişi sayfası
Rol Gücü Rol Gücü:
100/100  (100/100)

MesajKonu: Geri: Joseph Rogers~   Salı Kas. 16, 2010 10:15 pm

Baya ilginç bir Rp olmuş.Çok beğendim.Yazım hatası yok.Betimlemeler iyi.

97 ^^
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Seren Ja DeMeen
Admin & Vampir
Admin & Vampir
avatar

Mesaj Sayısı : 1
Kayıt tarihi : 05/11/10
Yaş : 25
Nerden : Manhattan

Kişi sayfası
Rol Gücü Rol Gücü:
100/100  (100/100)

MesajKonu: Geri: Joseph Rogers~   Çarş. Kas. 17, 2010 4:18 pm

Konu Kilit
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
 
Joseph Rogers~
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Vampire Diaries RPG :: Tercihler :: RPG Puan Belirleme-
Buraya geçin: